Bugün acı bir haber daha geldi. Hapiste kanser olan, zamanında tedavisi yapılmayan ve tahliye edilmeyen gazeteci Mevlüt Öztaş vefat etmiş. Allah rahmet eylesin! Hapiste öldürülenlere bir yenisi daha eklendi.
Kendileri yazıp kendileri oynadıkları “Darbe Tiyatrosu”ndan sonra yüz binlerce insanı darbecilikle itham ettiler. Binlerce insanın malına mülküne el koydular, on binlerce kadını, binlerce bebeği hapse attılar…
Bu insanlardan yüzlercesi yapılan zulümlere dayanamadı ve vefat etti. Kimisi işkence ile öldürüldü, kimisi hapiste öldü, kimisi nehirlerde boğuldu… Bu acılar hep 21. yüzyıl Türkiyesi’nde yaşandı.
Zulümde zirve yapanlar göz göre göre insanları katlediyor. Allah bu katillerin hesabını ve onların gözleri kör, kulakları sağır, kalpleri mühürlü olan destekçilerinin hesabını elbette günü gelince görecektir. Buna ömrü yetenler şahit olacaktır. Allah imhal eder ama ihmal etmez…
Bütün bunları Müslüman diye bildiğimiz, camide, cumada, cenazede en önde olanlar, mitinglerde Kur’an sallayanlar yapıyor. İnsanları Allah ile aldatan bir hükûmet ve onun faşist ortağı ülkeyi yaşanmaz hâle getirdi. Baba-oğula, oğul-babaya, kardeş-kardeşe düşman oldu.
Ülkede İslamsız İslamcılar, milliyetsiz milliyetçiler, Maocu Komünistler ve nesebi gayrı sahihler birlik olup Anadolu’nun helal süt emmiş evlatlarına musallat oldular.
Mevlüt Öztaş gibiler elbette gönüllerde yaşayacaktır. Onun gibiler için ölüm bir yok oluş değil “yeniden diriliş”tir. Zalimler ise hem bu dünyanın hem de öbür dünyanın kaybedenleridir. Zamanı gelince evlatları bile onlardan yaka silkecek, tarih onlardan hep lanetle bahsedecektir.
Sezgin Akçay
@sezgin_akcay