18 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidar, daha düne kadar küfrettikleri ve dinsizlikle itham ettikleri Maocu Perinçekle ve milliyetçi cepheyle ortaklık kurarak ülkeyi yaşanmaz hâle getirdi. Yargı, siyasetin köpeği oldu. Saçılan fitne tohumlarıyla aileler parçalandı. Baba oğula, oğul babaya düşman oldu. Her evin nur topu gibi bir “vatan haini” oldu. Ülkede 500 binin üzerinde “vatan haini” olduğu dillendiriliyor. Bu vatan hainleri arasında “öğretmen, öğrenci, asker, polis, mühendis, ev hanımı, marangoz…” gibi bilumum meslek grubundan insanlar var.
“Düşmanımın düşmanı dostumdur.” ilkesiyle hareket eden bu omurgasızların en önemli prensibi “Devletin malı deniz yemeyen domuz.” Şimdi ülkenin kaynaklarını yağmalamakla meşguller. Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyorlar. Biraz ses çıkaranlara da kemik atarak onları susturmayı başarıyorlar. Fakirler ise hâlâ “Hem çalıyor hem de çalışıyorlar!” sloganının ötesine geçemediler. Yapılan köprülerin ve yolların varlığıyla mutlu oluyorlar.
ABD’nin karanlık yüzü Donald Trump’ı da çok seven ve seçimi kazanması için “Fetih halkaları” oluşturan bu din tüccarları, Trump seçimi kaybedince neye uğradıklarını şaşırdılar. ABD’den gelen seçim sonuçlarından sonra “demokrasi, adalet, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı…” gibi hukuk terimlerini hatırlamaya başladılar. Moralleri çok bozuldu.
Bu suç örgütünün uluslararası arenada işlediği suçlar büyük devletler tarafından dosyalanıyor. Bu minvalde ABD’den gelecek birtakım yaptırımlardan dolayı korkmaya başladılar. ABD’nin inlerine giremeyeceklerini çok iyi bildikleri için kendilerine in arıyor olmalılar.
Ülkede tam bir diktatörlük oluşturmak için beşikteki bebekleri bile hapse attıracak kadar acımasız olan bu sütü bozuklar, sanki ülkeyi başka birileri yönetiyormuş gibi davranmaya başladılar. “Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun!” diyerek günah çıkarmaya çalışıyorlar. Bu hareketler hiç inandırıcı gelmiyor.
Durup dururken hukuksuz kararlara imza atan hâkimlerin ve savcıların listesini istemeleri ise çok komik kaçıyor. Yani anlayacağınız bütün kirli işlerini parayla satın aldıkları hâkimlerin ve savcıların üzerine atarak yine tereyağından kıl çeker gibi bu suçlardan kurtulmaya çalışacaklar. “Aldatılmışız!” diyerek taraftarlarından af dileyecekler…
Halkın olan bitenden hiçbir şekilde haberdar olmadığı ülkede “FETÖ” yalanıyla ortalığı allak bullak eden ve istediğini hapse atan bu “yalancı çoban”lar için elbette bir gün yolun sonu gözükecektir. İşte o gün maalesef yapılan zulümlere göz yumanların ve bu “yalancı çoban”ların peşinden koşarak ülkeyi Orta Doğu bataklığına sürükleyenlerin vay hâline!
Bugün vatan haini ilan edilenlerin gerçek vatansever; ülkeyi yağmalayan din tüccarlarının ve menfaatçi ortaklarının ise katıksız vatan haini olduğu er ya da geç bir gün ortaya çıkacaktır.
Sezgin Akçay
@sezgin_akcay