Üşüyoruz

Bugün Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölüm yıldönümü. Yazıcıoğlu yıllar önce soğuk bir mart ayında şaibeli bir helikopter kazasında vefat etmişti.

Bu kaza çok konuşulmuş, kazadan sonra birtakım kişi ya da kurumlar tarafından tutarsız açıklamalar yapılmıştı. Hatta kazaya karışan kişilerle ilgili soruşturma dosyaları kapatılmıştı.

Hatırlarsanız ülkeyi yöneten siyasi partinin fetvacısı “Bir memleketin selameti için bazı kişi ya da kişiler feda edilebilir?” fetvasını vermişti. İşte o günden sonra ülkede faili meçhuller ve birtakım ölümler yaşanmıştı. Dolayısıyla fetvaya göre hareket edenler ülkenin selameti için bazı kişileri yok edebiliyorlar. “Vatan bölünmesin, ezan susmasın, bayrak yere düşmesin” sloganlarıyla insan öldürmek vatanseverlik olarak nazara veriliyor.

Yazıcıoğlu o gün için potansiyeli ve geleceği olan, sevilen ve sayılan bir siyaset adamıydı. En önemlisi de henüz satın alınamamıştı.

Onun arkasından ağıt yakmaktan ve rahmet dilemekten başka yapabileceğimiz bir şey yok. Çünkü bu gün için ülkede hep kötüler kazanıyor. Diğerleri “kurt-kuzu misali” suçlu ilan ediliyor, yaftalanıyor ve lince uğruyor.

Ruhun şad olsun Reis!

Sen Anadolu’nun has evladıydın!

Sen gittikten sonra Anadolu topraklarına hüzün çöktü.

Sen Maraş’ın dağlarında şehadet şerbetini içtikten sonra şimşekler bu ülkeyi yangın yerine çevirdi!

Sen uzak yerlerin özlemi içinde aramızdan ayrılıp sevdiğine kavuşurken bizim buralarda ise sevenleri birbirinden ayırdılar…

Sen “Üç günlük dünya hayatı için fırıldak olmaya gerek yok!” demiştin ama maalesef insanlar “fırıldak” oldu. Dünya onların olsun ahiret bize yeter!

Sen “Güvercinler Ülkesi”nde dolaşırken biz “Gurbet Ülkesi”nde dolaşır olduk!

Sen ebedi ikâmetgâhında baharı yaşarken biz hâlâ kara kışı yaşıyoruz. Zemheri soğuğu insanları birbirinden uzaklaştırdı! Kardeş kardeşe düşman oldu. Bu kara kışın ne zaman biteceğine ise Allah karar verecek! Zira bu iş Allah’a kaldı.

Sezgin Akçay
@sezgin_akcay

Üşüyorum

Bir coşku var içimde bugün

Kıpır kıpır

Uzak, çok uzak bir yerleri özlüyorum

Gözlerim parke parke taş duvarlarda

Açılıyor hayal pencerelerim

Hafif bir rüzgâr gibi süzülüyorum

Bir coşku var içimde bugün

Kıpır kıpır

Uzak, çok uzak bir yerleri özlüyorum

Kekik kokulu kayaklardan aşarak

Güvercinler ülkesinde dolaşıyor

Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp

Mis gibi nane kokuları arasında

Ruhu dinlemek istiyorum

Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar

Dualar gibi yükselir ümitlerim

Güneşle kol kola kırlarda koşarak

Siz peygamber çiçekleri toplarken

Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde

Ben sonsuzluğu düşünüyorum

Ey bu sonsuzluğun sahibi

Sana ulaşmak istiyorum…

#MuhsinYazıcıoğlu

Yorum bırakın