Doktor Ekrem Karakaya Niçin Öldürüldü?

Türkiye’de son yıllarda bir “akıl tutulması” yaşanıyor. Türkiye hem maddi hem de manevi yönden çöküş dönemi yaşıyor. İnsanlar birbirlerine çok kolay silah sıkabiliyorlar. Cinayetler olağan hâle gedi.

Konya’da, hastanede çalışan doktor Ekrem Karakaya bir hasta yakını tarafından hunharca öldürüldü. Yazık oldu. Allah rahmet eylesin. Bu suçu işleyenlerin ve insanları suça teşvik edenlerin iki yakası bir araya gelmesin.

Toplum neden bu hâle geldi? İnsanlar neden bu kadar duyarsız? İnsanlar neden birbirine kin, nefret ve öfke duyuyor? Bu soruları çoğaltabiliriz.

Bana göre son 10 yılda siyasi iktidar, Türkiye halkını ayrıştırdı. İnsanlar arasında din, mezhep ve meşrep farklılıkları kin, nefret ve öfkeye dönüştü. Artık insanlar birbirine düşman. Fitne o hâle geldi ki; baba oğlunu, kaynana gelinini, amca yeğenini uyduruk gerekçelerle emniyete şikâyet edebiliyor. Çünkü siyasi iktidar herkesin potansiyel suçlu kabul edilebileceği “makûl şüphe” yasasını çıkardı. Birisi sevmediği komşusunu şikâyet edebilir ve onun hapse girmesini sağlayabilir.

Hatta insanlar, kendi büyüttükleri çocuklarının hapse atılmasından keyif duyar hâle geldi. Zaten siyasi iktidarın amacı da toplumu ayrıştırmaktı. Çünkü bu siyasi iktidarın varlığı insanlar arasındaki düşmanlıklara bağlı. İnsanlar birbirine ne kadar düşman olursa siyasi iktidarın ömrü de o kadar uzuyor. Bu siyasi iktidar “Bizim suçumuz yok. Ülkedeki bütün kötülüklerin sebebi; iç güçler, dış güçler, PKK, FETÖ…” diyerek işin içinden sıyrılıyor. Yani ülkede dinî sohbete giden kişi FETÖCÜ, Kürt olan kişi de PKK’lı ilan edilebiliyor. Ülkenin yüzde 90’ı bu olan bitenden hiçbir şey anlamıyor. Ayrıca “Allah affetsin! Kandırıldık!” dediklerinde sütten çıkmış ak kaşık gibi oluyorlar.

Son yıllarda suça bulaşanlar herhangi bir ceza almıyor. Ya da zamanla affediliyorlar. Çünkü yargı siyasetin köpeği olduğu için yargıçlar suya sabuna dokunmuyorlar. Yalnız kermeste börek açan, fakir öğrenciler için burs veren, Anadolu’nun en ücra köşelerinde okul açmak için gecesini gündüzüne katan insanlar konu olunca yargıçlar şak diye cezayı basıyorlar.

Peki, bundan sonra ne olur? Bundan sonrası için ümit yok. Çünkü toplum ayrıştı. Aileler dağıldı. Herkes birbirine düşman. Komşu komşuya selam vermiyor. Ülkede ahlak bitirildi. Bundan sonra olaylar daha da tırmanabilir! Kurtuluş birlik ve beraberlikte. Ne zaman ki halk ülkeyi yöneten bugünün siyasetçilerinin “yalancı, sahtekâr, düzenbaz, hırsız…” olduğunu kabullenip birlik olursa ülke düzlüğe çıkar. Böylece yeni gelecek siyasetçiler de kendine çekidüzen verir.

Sezgin Akçay
@sezgin_akcay

Yorum bırakın