Şarkıcı Gülşen, imam hatiplerle ilgili söylediği sözlerden dolayı tutuklanmış. Peki, imam hatipler sütten çıkmış ak kaşık mı? Bir “imam hatipli” olarak ben de kayıtsız şartsız Gülşen’i mi suçlamalıyım?
Şu anda İslamcı hükûmetin tercihlerinden dolayı “Ülkeyi imam hatipler yönetiyor.” desek yanlış olmaz. Son 10 yılda ortaya saçılan yolsuzluk, rüşvet, adam kayırma, ihaleye fesat karıştırma, mala çökme, silah kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, kadın ticareti… gibi yüz kızartıcı suçlar ayyuka çıktı. 100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir iğrençlik, böyle bir aymazlık, böyle bir terbiyesizlik görülmedi. Bütün yukarıda saydığımız yüz kızartıcı suçların altında imam hatip kökenlilerin imzası var. Ayrıca yargıçlar da “imam hatip” kökenli olduğu için bu yüz kızartıcı suçlar için asla soruşturma açmıyorlar. Yani ülkede kimsenin sorgulayamadığı bir “imam hatip” hegemonyası var. Madem imam hatipliler bu kadar dinibütün insanlarsa bu kadar rezillik ve kepazelik nasıl gerçekleşiyor?
Son yıllarda Allah’ın evleri olan camiler siyasetçilerin propaganda evi hâline getirildi. Diyanetin yazdığı hutbeler evlere şenlik! Cami kürsüsündeki sözde hocalar, ellerine tutuşturulan bu hutbelerle halkta kin, nefret ve öfkeye sebep oluyorlar. Aynı zamanda kul hakkına da giriyorlar. Dolayısıyla ülkede Gülşen’den önce tutuklanması gereken binlerce imam hatip var. Çünkü ülkenin bu kadar ayrışmasının, insanların birbirine düşman olmasının en büyük müsebbibi bu imam hatipliler!
Öğrenci yurtlarında 40 öğrenciye tecavüz edildikten sonra “Bir defadan bir şey olmaz. Şeytana uyduk. Allah affetsin!” diyenler görmezden gelinirken, Gülşen’in linç edilmesi tam bir münafıklıktır. “Her cuma bir ayet sallar, hem Allah’ı hem de bu halkı kandırırız.” diyen müptezeller baştacı edilip büyükelçilikle ödüllendirilirken Gülşen Silivri’ye gönderiliyor. Maalesef içeriden biri olarak imam hatiplileri savunamayacağım. İmam hatipliler iğneyi kendilerine çuvaldızı da başkalarına batırsınlar. #GülşenYalnızDeğildir
Unutmayın! Bu imam hatipler 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi camilerde Türkiye’nin selasını okumuşlardı. Dolayısıyla o seladan sonra ülkenin iki yakası bir araya gelmedi.
Sezgin Akçay
@sezgin_akcay