Su Uyur Hulusi Akar

15 Temmuz’un 3 silahşorlarından biri olan Hulusi Akar, seçimden sonra yapacaklarını ağzından kaçırmış. Onu destekleyen ak kefenliler ise “Vur de vuralım! Öl de ölelim!” şeklinde yaptıkları tezahüratla Hulusi’ye bağlılıklarını ifade etmişler. Dolayısıyla Hulusi Akar, bu dikta rejiminin hamisi ve kara kutusudur.

15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra askerî lise öğrencileri müebbet hapisle cezalandırılmış ve o süreçte yaşı küçük olanlar daha sonra yaşı büyüyünce yakalanıp cezaevine atılmıştı.

Hulusi Akar’ın elini kolunu sallayarak dolaştığı, hiçbir şekilde sorgulanmadığı, daha bıyığı terlememiş askerî lise öğrencilerinin ise dört duvar arasında ömür tükettiği bir memleketin felaketlerden başı kurtulmaz. Dolayısıyla bu memlekete daha büyük felaketler gelirse hiç şaşırmayın! Sonra yalandan yere “Biz ne yaptık da başımıza bunlar geldi!” demeyin!

15 Temmuz, ülkeyi tek adam rejimine teslim etmek; baskı, zulüm ve şiddetle topluma korku salmak, BOP eşbaşkanlığı çerçevesinde Türkiye’yi Orta Doğu bataklığına saplamak için uydurulmuş bir senaryodur. Bu senaryo adım adım Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılışına doğru evriliyor. Galiba Türkiye Cumhuriyeti de Osmanlı gibi miadını doldurdu. Ülkede zulüm arşa dayanmışken bir kesimin Lale Devri yaşaması, halk yığınlarının da bu Lale Devri mensuplarını kayıtsız şartsız desteklemesi bunun en önemli kanıtıdır. Bu arsız ve ahlaksız Lale Devri mensuplarının Kâbe yolcusu zannedilmesi de işin en komik tarafı.

Her gün İran üzerinden gelen binlerce sığınmacı ile Türkiye’nin insan profili bilinçli olarak değiştirilmektedir. Çıkması muhtemel bir karışıklıkta bu düzensiz göçmenlerin belki de halkı birbirine kırdırmak için kullanılması planlanmaktadır. Türkiye’nin parçalanma sürecinin nasıl olacağını anlamak istiyorsanız hemen güneyimizdeki Suriye ve Irak örneğini inceleyebilirsiniz. Umarım bu teori gerçekleşmez.

Sezgin Akçay
@sezgin_akcay

Yorum bırakın