Sevgili Günlük,
Bugün gündem “Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması…”
Herkes Ayasofya’nın ibadete açılmasını tartışıyor. Kimisi Ayasofya’nın ibadete açılmasına çok büyük manevi anlamlar yüklerken kimisi de bu karara “gündemleri değiştirmek için alınmış siyasi bir karar” olarak bakıyor.
Bana göre Ayasofya orijinali kilise olan ve taştan yapılmış bir binadan başka bir şey değil. Orijinaliyle kalsa daha iyi olur. Başka bir dinin ibadethanesine müdahale etmek hem o dine hem de o dinin mensuplarına saygısızlık olur. Ayrıca Avrupa’nın birçok ülkesinde Türkiye’nin camileri var. Bu camilere herhangi bir fiili müdahale olursa bunun sorumluluğunu kim üstlenecek?
Ayasofya’nın ibadete açılmasını en çok ezanda ve namazda gözü olmayanların desteklemesi de son derece düşündürücüdür…
Ben şahsen o binada ibadet etmek istemem. Çünkü içeride manevi bir ortam yok, etrafta her türlü insan dolaşıyor, duvarlarda birtakım resimler var. Ayasofya yerine karşı taraftaki Sultan Ahmet Cami’ini tercih ederim. Hem siyasiler daha geçen yıl “Sultan Ahmet Camii neyinize yetmiyor?” dememiş miydi? Elhak doğrudur.
Sultan Ahmet’te ibadet etmek isteyenlere her zaman için yer vardır. Dolayısıyla Ayasofya tartışmasını yersiz ve gereksiz buluyorum. Bunun Türkiye’ye faydadan çok zararının olacağını düşünüyorum. Geçen yıl yaşanan “papaz” olayında ortalık toz duman olmuş, ülke büyük bir krizle karşı karşıya kalmıştı.
Ayasofya tartışmasıyla esas konuşulması ve tartışılması gereken gündemler perdelenmeye çalışılıyor. Esas konuşulması gereken gündemler ise şunlardır:
Ekonominin bozulması
Yoksulluk
Baskı, zulüm ve şiddet
Yargının siyasallaştırılması
Kayyımlar
Faili meçhuller
Din ve vicdan hürriyeti
Yolsuzluklar ve hırsızlıklar
Fabrikaların sembolik fiyatlarla satılması
Yabancılara peşkeş çekilen araziler
Camilerde okunan hutbelerle toplumun kutuplaştırılması
15 Temmuz Darbe Tiyatrosu’nun araştırılması
Sezgin Akçay
@sezgin_akcay